Marka bilinirliği, potansiyel bir alıcının bir markanın belli bir ürün kategorisinde olduğunu anlaması veya hatırlamasıdır. Bilinirlik bir markanın tüketicinin zihnindeki varlığının gücüne karşılık gelir. Konu işveren markası açısından ele alındığında; potansiyel çalışanların herhangi bir işletmenin hangi sektörde/alanda faaliyet gösterdiği hakkındaki bilgi düzeyi o işletmenin işveren olarak bilinirliğinin göstergesi olarak görülebilir.
İşveren marka bilinirliği, potansiyel çalışanların işletmeden tümüyle habersiz olma durumundan, o sektördeki tek/öncü işletme olduğu inancına kadar değişen bir aralıkta değişebilir. Gatewood, Gowan ve Lautenschlager (1993), yapmış oldukları kapsamlı incelemeler sonucunda marka bilinirliğinin, işveren imajını zenginleştiren ve işe başvuranların niyetlerini olumlu yönde etkileyen bir bileşen olduğu sonucuna varmışlardır. Turban (2001) dokuz farklı üniversitedeki öğrenciler üzerinde yaptığı çalışmada, bilinirliğin firmanın çekiciliğini artırdığını gözlemlemiştir. Türkiye’de yaklaşık 20.000 öğrenciyi kapsayan En Gözde Şirketler Araştırması sonuçları da bilinirliğin firmaların tercih oranlarını arttırdığını ortaya koymaktadır.
ŞEKİL – Bilinirlik Piramidi
Habersizlik, insanlara işletme isimlerinin verilmesi halinde dahi hangi sektörde faaliyet gösterdiklerinin bilinmemesi durumudur. Örneğin En Gözde Şirketler Araştırmasının odak gurubu çalışmaları sırasında Türkiye’deki tüm holdinglerin listesi verilmiş ve bunlardan tanıdıklarını işaretlemeleri istenmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin holdinglerin yaklaşık % 45’iniden tamamen habersiz oldukları gözlenmiştir.
Öğrenciler tarafından holding olarak tanınan % 35’lik kısım ise, “tanınma düzeyinde” bilinirliğe sahip işveren markalarını içermektedir. Bu tür işletmeler, ancak bir yardım sonucunda hatırlandıkları için, potansiyel çalışanlar tarafından tercih edilebilmeleri için işletmenin adaylarla iletişim kurması, kendisini hatırlatması gerekmektedir. Bu iletişim birebir olabileceği gibi “iş ilanı” gibi geleneksel araçlar kullanılarak da gerçekleştirilebilir.
“Tanınma” ya da “Yardımlı Hatırlanma” bilinirlik düzeyinin dezavantajı ise, işverenin potansiyel çalışana ulaşmak zorunda olmasıdır. Potansiyel çalışanlar, herhangi bir yönlendirme olmaksızın bu tür işletmelere başvurmazlar. Bu da ekstra maliyet ve çabayı gerektirir. Ayrıca arzulanan nitelikteki çalışanlara ulaşmak her zaman mümkün olmaz.
“Yardımsız Hatırlama” ise adayların başvurmayı düşündükleri işletmelerin listesini içerir. Ön gözde şirketler araştırmasında, bu bilinirlik düzeyindeki holdinglerin oranı yaklaşık % 15 olarak bulunmuştur. Yardımsız hatırlanma kategorisindeki şirketler insanların zihnindedir. İş arayan kişiler, bu tür şirketlerin kariyer sitelerini, iş ilanlarını takip ederler, şirket çalışanlarından istihdam şartları hakkında bilgi alırlar. Özetle bu düzeyde bilinirliğe sahip işletmeler potansiyel çalışanlara kendilerini ifade etmekte zorlanmazlar. Çok küçük iş ilanlarına dahi yüzlerce başvuru alabilirler.
Bununla birlikte en nitelikli adayları zahmetsiz bir şekilde şirket bünyesinde toplamanın yolu ise “İlk Akla Gelen” şirket olmaktır. İnsanlar bu tür şirketlerde çalışabilmek için adeta birbirleri ile yarışırlar. En Gözde Şirketler Araştırmasında sadece 2 holdingin bu bilinirlik düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bu 2 holding öğrencilerin yaklaşık % 70’inin ilk üç tercihi arasında yer almıştır.
Diğer yandan bir bilinirlik düzeyinin her zaman tercihleri olumlu etkileyeceği söylenemez. Eğer şirket işveren olarak olumsuz bir üne sahipse bu durumda nitelikli çalışanları istihdam “habersizlik” düzeyinde bilinirliğe sahip şirketlerden dahi daha güç olabilir. Bu da işveren marka yönetimi çalışmalarının sistematik olarak ele alınması ve yürütülmesini gerekli kılmaktadır.
Kaynaklar:
Gatewood, Robert D.; Gowan, Mary A.; Lautenschlager, Gary J.(1993) Corporate Image, Recruitment Image And Initial Job Choice Decisions Academy of Management Journal, 36, 2.
Turban, Daniel B.; Ching-Ming Lau, Daniel B.; Hang-Yue Ngo; Irene H.S. Chow, Daniel B.; Steven X. Si, Daniel B. (2001).Organizational Attractiveness of Firms in the People’s Republic of China: A Person-Organization Fit Perspective. Journal of Applied Psychology, 86, 2.












No comments yet.
Leave a comment